Ayrılık Acısının Üstesinden Gelme Yolları

Bu yazıyı okuyacak olanlardan birçok kişi eminim hayatının bir döneminde zorlu bir ayrılık sürecinden geçmiştir. İster ilk kez ister daha fazla kez yaşamış ol, her seferinde ilk defamışcasına üzülürsün. Bir daha kimseyle onunla olduğun kadar mutlu olamayacağını, onun seni sevdiği kadar kimsenin sevemeyeceğini hissedersin. Bu dönemde en sevmediğin kelime olsa da ayrılık acısının en büyük ilacı hep “zaman” olur. Peki o zaman geçene kadar bu acının üstesinden nasıl gelecek, hayatına nasıl devam edeceksin?

İşte ayrılık acısının üstesinden gelmen için uzman görüşlerini de topladığım bu yazıyı seninle paylaşıyorum.

Duygularını inkar etme ve kendine üzülmek için izin ver:

Ayrılık sonrası hele ki kötü bir ayrılık sonrası içinde öfke, kızgınlık, hırs gibi olumsuz duygular yaşaman çok normal. İlk zamanlarda bu duyguları bastırmak için, “ben iyiyim, zaten ben de ondan ayrılacaktım, hiç sevmiyorum, onun için ağlamaya değmez, vs.” gibi cümleler kurabilir, buna inanmaya çalışabilirsin.

Kalbinin sesini dinlediğinde, gerçekten bu duygulara sahipsen işin daha kolay ama sırf ona olan öfkenden dolayı böyle hissettiğini düşünüyorsan kendine bunu yapma. Duygularını özgür bırak, ağlamak istiyorsan ağla, rahatlamak için buna ihtiyacın varsa kendine engel olma. Kimseye  karşı güçlü görünmek zorunda değilsin. En azından kendine karşı dürüst ol ve şefkat göster.

Arkadaş kalmak zorunda değilsin:

Bu konuda bana geri kafalı diyebilirsin ama “Eski sevgiliden arkadaş olmaz.” En azından ayrıldıktan hemen sonra olmaz. Zaten birçok arkadaşın olduğuna eminim bir de eski sevgilinin arkadaşlığına ihtiyacın yok.

Ortak arkadaşlarınızla görüşmeyi en aza indir mümkünse görüşme:

Özellikle uzun süredir birlikte olduğun bir ilişkiden ayrıldıysan, onun arkadaşları senin arkadaşın, senin arkadaşların artık onun da arkadaşı olmuş olma ihtimali çok yüksek. Tabii ki bu süreçte çok iyi arkadaşlık kurduğun kişiler vardır, ayrılır ayrılmaz onların telefonlarını sil, bir daha görüşme demek değil istediğim.

Sevdiğin, gerçekten bir şeyler paylaştığın insanlarla görüşmeye devam etmen gayet normal. Önemli olan ortak arkadaşları bahane ederek ona mesaj göndermeye çalışma. Bu durum hem ayrılık acısının üstesinden gelme süreni uzatacak hem de bir süre sonra kendini daha kötü hissetmene neden olacak.

Arkadaşlarınla konuş:

İlişki sırasında arkadaşlarını biraz ihmal etmiş olabilirsin ama arkadaşlar tam da bu günler için var değil mi? Eğer bu günlerde yanında değillerse zaten hiç iyi arkadaş olmamışsınız diyebilirim.

Seni iyi tanıyan, dinlemekten sıkılmayacak arkadaşlarına içinden geçenleri, hissettiğin tüm duyguları anlat. Çünkü uzmanlar “nasıl hissettiğini anlamanın en iyi yolunun kendini duymaktan geçtiğini” söylüyor. Yani sesli olarak içinden geçen duyguları söylediğinde, bu duygularla yüzleşmen ve üstesinden gelmen kolaylaşıyor.

Eve kapanma, sosyalleş:

Bu maddeyi yazmaya başlamadan “hiç içimden gelmiyor” dediğini duyar gibiyim. Evet kendine, duygularını yaşamak için hatta üzülmek için izin ver dedim. Ama bu durum tabii ki günler, haftalar sürmemeli. Tamam üzüldün, tamam çok zor bir süreç ve tamam içinden hiçbir şey yapmak gelmiyor… Artık kendini zorlamanın zamanı geldi. Kendini eve kapatma, arkadaşlarını ara ya da bir dergi / kitap al yanına tek başına çık güzel bir cafede kahve ısmarla kendine. Uzun zamandır gitmek istediğin ama zaman ayıramadığın bir kurs vardır eminim, hemen gidip ona yazıl. Yeni yerlerde, yeni insanlarla tanışmak kafanı dağıtmana çok yardımcı olacak.

Onu hatırlatacak her şeyi gözünün önünden kaldır / at:

Birlikte gittiğiniz bir sinema bileti, sana aldığı bir hediye, yazdığı bir not, kuruttuğun o çiçek kısaca onu hatırlatan her şeyi bir kutuya koy. Bunları atmak çok kolay değil biliyorum o yüzden bu süreci kolaylaştıracak iki aşamalı bir önerim olacak sana. Bu kutuyu hemen atma, ilk aşamada; istesen bile asla sana vermeyecek çok güvendiğin bir arkadaşına ver. Sana vermedikten sonra arkadaşında olmasının ne önemi var diye düşünebilirsin ama kutunun içindekilerle tam anlamıyla bağın kopana kadar arkadaşının güvenle o kutuyu saklaması kendini daha iyi hissetmeni sağlayacak. İkinci aşamaya geldiğinde yani duyguların azaldığında / bittiğinde atman çok daha kolay olacak.

Telefon numarasını ve sosyal medya hesaplarındaki tüm fotoğrafları sil:

İlk zamanlarda sürekli elin telefona gidecek, her çaldığında o arıyor sanacaksın hatta eski mesajları okuyup, mutlu olduğunuz o günlere gideceksin. Eski güzel günleri düşünürken öfken azalacak ve özlemin de verdiği yetkiyle bir anda dayanamayıp kendini onu ararken bulacaksın.

Bir de kafanı dağıtmak için sosyal medyada gezinirken profilindeki eski fotoğraflara bakarsan yandık! Ayrılığın üstesinden gelmeyi zorlaştıran en büyük adımlar bunlar. Bu adımı attığında yani telefon numarasını ve eski fotoğrafları silmeyi başardığında bu acının üstesinden gelmek için çok daha fazla cesaret toplayacaksın.

Sosyal medyada takibi bırak ve stalk’lama:  

Diğer zor bir konu ise ayrılık sonrası sosyal medyandan silme ve profiline bir daha bakmama konusu. Biliyorum, senden sonra ne yaptığını, nereye gittiğini, kimlerle görüştüğünü çok merak ediyorsun, edeceksin. Bu durum son derece normal ama sonrasında yaşayacağın üzüntüye değer mi? Hemen hemen kimse sosyal medyaya üzgün, mutsuz hallerini koymuyor. Elbette o da koymayacak. Senin evde oturup üzülürken, onun profiline baktığında dışarıda gezdiğini görmen daha çok üzülmene neden olmayacak mı?

İlişkiyi ikiniz yaşadınız, aksi bir durum olmadıkça sen ne hissediyorsan o da seninle benzer duyguları içindedir. O da boşluk hissediyor, o da özlüyor ya da o da senin ne durumda olduğunu merak ediyor. Ama ilişkiyi bitirme kararı aldınız ve hayatınıza yeni bir sayfa açmaya kadar verdiniz.

Sürecin üstesinden gelmek ve yeni sayfaya başlamak için bu adımları yaşayıp aşmalısın.