Kendine Güvenen Kadınlar İlişkilerinde Nasıl Başarılı Oluyorlar?

Kendine güven, yaşamın pek çok alanında seni başarıya götüreceği gibi başarısızlıkla sonuçlanan deneyimlerden de büyük yaralar alarak çıkmanın önüne geçer. Öz güveni bir kere içinde hissetmeye başladığında bunun hayatının her alanına yayılması işten bile değil. Aşk hayatın da buna kesinlikle dahil. Olabildiğince severek fakat öz güveni asla rafa kaldırmadan yaşayacağın duygusal bir ilişkinin sağlıklı ve başarılı olmaması için bir sebep yok. Her gün etrafında gördüğün, sanki yaşamın bütün şans kapıları onlar için açılmış gibi görünen, öz güveni tavanda kadınları bir düşün. Ne demek istediğimi anlayacaksın.

Peki bu kadınların sırları ne, hiç düşündün mü? Gıpta edilecek ilişkiler sürdürebilmelerini neye borçlular? İşte sana işine yarayacak birkaç tüyo.

Kendi Hayatlarından Asla Vazgeçmezler

Karşısındaki adamı ne kadar severse sevsin kendine güvenen bir kadın hiçbir koşulda hayatını onun hayatının içinde eritip yok etmez. Kendine yeterince güvenmeyen kadınlar kendilerini aşık oldukları erkeğe adamaya, onun kulu kölesi olmaya hazırken bu türden onur kırıcı durumlara öz güveni yüksek kadınlarda rastlamanız son derece güç hatta olanaksızdır. Bu türden kadınlar, sevgililerinden bağımsız olarak kendilerine ait bir yaşamın var olduğunun bilincindedir. Koşullar nasıl olursa olsun kendi hayatlarından vazgeçmezler. Sırf bir ilişkinin içinde oldukları için kendi arkadaşlarıyla takılmayı bırakmaz; varsa hobilerinden, ilgi alanlarından ellerini eteklerini çekmezler. Özgürlük alanlarını sıkı sıkıya muhafaza ederler. Şunu unutma; kendine güvenen kadın bir ilişki içindeyken biz olmayı da ben olmayı da bilen kadındır. 

İlişkilerine Yön Verilmesini Beklemezler

Öz güven eksikliği yaşayan kadınlar ilişkilerinin içinde adeta ruhsuz birer robot, bir tür etkisiz eleman gibi dururlar. Kendilerini konumlandırdıkları bu durum onların söz haklarının da zamanla tamamen kaybolmasına, tüm hakların erkeğe devredilmesine sebep olur. Böylece ilişkinin bütün ipleri erkeğin elinde kalır. Onun yön verdiği tarafa doğru savrulup gider kadın. 

Kendine güven problemi olmayan kadınlar ilişki içinde her şeyi karşılarındaki adamdan beklemezler. Sen de ilişkinin gidişatını sevdiğin adamın eline ve vicdanına bırakmak zorunda değilsin. Ona yön verebilirsin. Geleceğe yönelik isteklerine ve planlarına göre ilişkini de belirli bir noktaya taşımak için kendi hamlelerini yapabilir, arzu ve isteklerini rahatlıkla dile getirebilirsin. Bu, o gün sinemaya gitmekten, yakın gelecekte evlilik planı yapmaya kadar gidebilecek çok geniş bir alanı kapsar. Herhangi bir ilişki içinde en az karşı taraf kadar söz hakkın var ve kendine güvensiz biri gibi görünmek istemiyorsan bu hakkını sonuna kadar kullanmalısın. 

İsteklerini Yüksek Sesle Dile Getirirler

Yukarıdaki maddeyle bağlantılı olarak kendine güvenen kadınlar kendilerini en açık haliyle ifade edebilen kadınlardır. Örneğin eğer kafalarında o ana ya da geleceğe dair herhangi bir niyet veya talep varsa bunu dile getirmekten çekinmeyi ya da utanç duymayı akıllarından bile geçirmezler. Karşısındaki adamın onu yargılamasından ya da ondan soğumasından korkmazlar. Öz güvenli kadınlar söyledikleri bir takım şeyler ya da istekleri için hesap vermezler. Bunları duraksamadan, tereddüt etmeden en güzel şekilde söze dökerler ve bundan sonra yerine getirilmesini beklerler. Eğer ilişki içinde isteklerini alamazlarsa o zaman arkasına bakmadan çekip giden yine onlar olur. Bu durumda istediği şeylerin ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini düşünerek dile getirmekten vazgeçmek mantıklı olmaz. Sonuçta bu ilişki senin mutluluğun için var. İsteklerine karşılık bulamayacak ve mutlu olamayacaksan onu sürdürmenin de fazla bir anlamı yok.  

Sen de sahip olduğun ilişki için de, kendin için de ne istediğini bil ve ona göre davran. Terk edilmekten asla korkma.  

Kıskançlık Öz Güvene Aykırı

Kıskançlık pek çok kadın – erkek ilişkisinin olmazsa olmazı. Özellikle kadınsan ve elbette öz güven duygusuna kafi miktarda sahip değilsen sevdiğin adamı başka kadınlardan kıskanmak senin için ilişkinin genel rutinine dahildir. İçindeki kıskançlık duygusuna ve aldatılma korkusuna engel olamazsın. Halbuki eğer kendine yeterince güveniyorsan kıskançlığın hiçbir işe yaramadığının da farkındasındır. Karşındaki adamı kıskanmak, eğer öyle bir yönelişi varsa, onun seni aldatmasının önüne geçmez. Aldatmaya bir kere niyet etti mi onu kıskanıyor olmanın sonucu değiştirmek için hiçbir gücü kalmaz. Elle tutulur sonuçlar doğurmaz kıskançlık. Bu nedenle kendini bu yıpratıcı hisse teslim etmenin de anlamı yok. İyisi mi bu sözcüğü ilişki lugatından tamamen kaldırmaya bak. Kıskançlığın olmadığı bir dünyada hem daha genç kalırsın hem de ilişkini daha az yıpratmış olursun. 

Meydan Okumaktan Çekinmezler

İlişki içinde sergilediğin kendine güvensiz duruş, kendini ve düşüncelerini savunmanın da önüne geçer. Yeri geldiğinde konuşmaya, sesini yükseltmeye cesaret edememek seni gün be gün daha pasif bir kadın haline sokar. İlişkine zarar verir diye düşünerek sakladığın duygu ve düşünceler ileride üstesinden gelemeyeceğin devasa sorun yumakları haline dönüşebilir. Bunu yaşamamak için biraz da kendine inanmayı dene. Kendine güvenen kadınlar hiçbir düşüncesini dile getirmekten, hiçbir duygusunu karşısındakine göstermekten çekinmez. Kızgınlık, hayal kırıklığı, öfke, umutsuzluk gibi olumsuz duyguları, aman ilişkimin selameti tehlikeye girmesin diye düşünerek bastırmaz. Hangi anda hangi duygunun pençesindeyse bunu sevdiği ve ilişki içinde olduğu adama iliklerine kadar hissettirir, farklı görüşlere sahip olmaktan ve bunu ifade etmekten çekinmez. 

Her Saniye Sosyal Medyada Durum güncellemesi Yapmazlar

Günümüzde, hele ki bir ilişki içindeysen attığın her adımı sosyal medyada tanıdığın tanımadığın yüzlerce insanla paylaşmak bir tür hastalık derecesini almış durumda. Halbuki öz güveni yüksek kadınların böyle şeylere ihtiyacı yok. Onlar başkaları tarafından onaylanıp beğenilmeyi pek o kadar dert etmezler. Paylaşım yapmaktan yaşamaya fırsat bulamayan güvensiz kadınların aksine önemli olanın diğerlerinin değil kendi fikir ve kararları olduğunu bilirler. Sen sen o ilişkine dair sosyal medya paylaşımları yapsan bile bunu fazla abartmamaya özen göster. Ayrıca paylaşımı yaptıktan sonra asla beğenen kişi sayısının peşinde koşma. Tek önemli olan senin o anları yaşamış ve mutlu olmuş olman. İnsanlar tarafından beğenilmek elbette herkesin hoşuna gider. Ancak bunu hayatının merkezine koymak, her iki saniyede bir bu platformlara giderek durum değerlendirmesi yapmak sağlıklı bir davranış biçimi değildir.

İlişki Bittiğinde Kendilerini Suçlamazlar 

Pişmanlık, ilişkilerin bitiminde kadınların sıkça hissettiği duygular arasında yer alır. Keşke öyle değil de şöyle deseydim, keşke hiç o tarz davranmasaydım gibi yakınmaların sonu gelmez. Çünkü bu kadınlarda öz güven eksikliği had safhadadır. Eğer sen de onlardan biriysen attığın hiç bir adımı tam manasıyla kendinden emin bir biçimde atmazsın, içinde hep bir acaba doğru şeyi mi yapıyorum endişesi olur. Hal böyle olunca da yaşadığın ilk ayrılık vakasında hemen geriye dönüp yaptıklarını öteleyip yapmadıkları için hayıflanman normaldir.

Öte yandan ayrılıkla sonuçlanan herhangi bir ilişkide suç asla öz güvenli kadınlarda değildir. Onlar yaptıkları her şeyin, ağızlarından çıkan her kelimenin sonuna kadar arkasında durmayı bilirler. İlişki pek tabii ki çok sayıda komplike sebebin bir araya gelmesi yüzünden sona ermiştir. Bunun senin yaptıklarınla ya da yapmadıklarınla, eksiklik veya fazlalıklarınla bir ilgisi yoktur, olamaz da. Dolayısıyla da biten ilişkinin ardından ağlamak, kendini suçlamak gibi yaygın görülen davranışlar kendine güvenen kadınların harcı değildir. Hayat pişman olmak için fazla kısadır.