Kendini seviyor musun?

Anneni, babanı, kardeşini, kuzenini, ilk aşkını, sevgilini, eşini seviyorsun değil mi? Peki ya kendini, hiç kendini sevip sevmediğini düşündün mü? “Canım insan kendini sevmez mi?” ya da “İnsan kendini nasıl sever?” deme hemen… Ancak kendini seversen başkalarını da sevebilirsin.

Bu yazıda sana kendini nasıl seveceğine dair birkaç ipucu vereceğim!

Hazırsan başlıyorum…

Kendini tanı /keşfet: 

Hayatı sevebilmek için en önemli adım kendini sevmekle başlayacak. Tanımadığın birini sevemezsin değil mi? Bu nedenle öncelikle kendini keşfetmeli / tanımalısın. “Kendimi tanımıyorsam bu yaşıma kadar nasıl geldim?” diye düşünebilirsin… Çoğu insan başkaları için yaşadığını fark etmeden yıllarını geçiriyor. Ne yapmaktan hoşlanırsın, en sevdiğin yemek, renk, şarkı, şehir, mevsim vs. nedir? Hobin var mı? Hiç düşündün mü bunları?

Kendine ama sadece kendine zaman ayır… Sevdiğin bir müzik aç, kahve ya da çayını koyup düşün hatta yaz! Kimim ben, neleri severim, neleri sevmem. Hangi durumlar beni mutsuz eder, neyle mutlu olurum. Unutma, hayatı sevebilmek için önce kendini sevmelisin!

Kendi önceliklerini belirle:

Bugüne kadar fark etmeden hep o ne der, bu ne der diye yaşamış olabilirsin. Sevdiğin bir kıyafeti giyemediğin, sırf ayıp olmasın diye söylemek istediğin o şeyi söyleyemediğin, mutlu olacağını düşündüğün bir iş teklifini kabul etmediğin olmuştur. Tabii ki yaşadığın toplumun kuralları önemli, özgürlüğünün sınırı başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığı sürece geçerli. Ama BU HAYAT SENİN! Ne giymek istiyorsan, hangi işte mutlu olacaksan bu seçimleri yapmak senin tercihinde olmalı.

Büyük kararlar verirken sevdiğin, fikrine önem verdiğin kişilere danışmak istemen son derece önemli. Fakat kimse seni senden iyi tanıyamaz o nedenle kendi önceliklerini belirlemeli ve seçimlerini kendin yapmalısın!

Hobi edin: 

Kendini gerçekten tanıdıktan ve öncelikleri belirledikten sonra artık keyif aldığın şeylere daha çok vakit ayırabilirsin. Dans edebilir, örgü örebilir, tatlı yapmayı öğrenebilir, tahta objeler boyayabilir vs. Hobi konusu o kadar uçsuz bucaksız bir konu ki sen ne yapmaktan keyif alıyorsan o senin hobin olabilir yeter ki keyif aldığın şeyi keşfet! Elbet seveceğin şeyler çıkacaktır. Artık öyle bir çağdayız ki illa kursa gitmen, para harcaman gerekmiyor, internette sınırsız kaynak var… Bir tanesini denedin, düşündüğün gibi olmadı mı bir başkasını dene…

Hata yapmaktan korkma: 

Gidip de göz göre göre yanlış olduğunu bildiğin bir şeyi yap demek değil istediğim. Ama hayat o kadar kısa ki dünya hata yapacağım diye hiçbir şey yapmayan insanlar ve onların pişmanlıklarıyla dolu. O yüzden hata yapmaktan korkma!

Kalbine kulak ver: 

Bazen karar veremez insan… İşte böyle anlarda kalbinin sesini dinle! O ses her zaman çok gür çıkmaz ama kendini tanımaya başladıkça duymaya da başlarsın.

En önemlisi kendine nazik ol: 

Küçüklüğünden beri “insanlara karşı nazik ol” kelimesini yüzlerce kez duymuşsundur. Ama “kendine karşı nazik ol” cümlesini hiç duymamış ya da çok az kez duymuş olabilirsin. Başka insanlara karşı her zaman nazik olmaya çalışırken kendine karşı nasıl davrandığına hiç dikkat ettin mi? Birçok konuda kendini çok hırpaladığın, gereğinden fazla sert olduğuna eminim.

Senin hayatında senden değerli hiçbir şey yok. Bugünden sonra kendine sert olduğunu hissettiğin her an bu yazıyı hatırla ve kendine karşı da nazik olmaya özen göster.

Yazıyı bitirirken seninle, Charlie Chaplin’in 70. doğum gününde kendine yazdığı ve hediye ettiği şiirini paylaşmak istiyorum:

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,

Anladım ki,

Duygusal acılar ve keder, bir uyarıydı bana,

Kendi gerçeğime karşı yaşadığımı anımsatan.

Biliyorum, bugün buna “özgün olmak” diyorlar.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,

Zamanı gelmediğini,

Ve o kişinin hazır olmadığını bildiğin halde onu,

İsteğimizi yapmaya zorlamanın,

O insan kendim de olsam,

Ne kadar utanç verici olduğu anladım.

Bugün buna, “kendine saygı duymak” dendiğini biliyorum.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,

Başkalarının hayatına özenmekten vazgeçtim,

Ve önüme çıkan zorlukların,

Olgunlaşmam için aşmam gereken engeller olduğunu fark edebildim.

Günümüzde buna, “bilgelik” dendiğini biliyorum.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,

Her zaman, her fırsatta,

Doğru zamanda, doğru yerde bulunduğumu anladım.

O andan itibaren de huzura erdim.

Bugün buna, “varoluşa saygı” dendiğini biliyorum

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,

Kendime ayırmam gereken zamanı başka şeyler harcamaktan,

Geleceğe ilişkin büyük projeler yapmaktan vazgeçtim.

Bugün artık yalnızca bana keyif ve mutluluk veren,

Sevdiğim ve hoşuma giden işleri,

Kendime özgü yol, yordam ve tempoyla yapıyorum.

Günümüzde buna, “kendine karşı dürüstlük” dendiğini biliyorum.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,

Sağlıklı olmayan her şeyden kurtardım kendimi.

Yemeklerden, insanlardan, nesnelerden, durumlardan,

Hepsinden önce de beni benden koparıp diplere çeken şeylerden.

Başlangıçta buna “sağlıklı bencillik” diyordum,

Bugün biliyorum ki, bu “kendini sevmek”tir.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,

Vazgeçtim,

Her zaman kendi haklılığıma inanmaktan,

Daha az yanılmaya başladım böylece.

Bugün anladım buna “sade olmak” dendiğini.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,

Düşüncelerimin beni zavallı ve hasta edebileceğini fark ettim,

Buna karşın yüreğimin gücünü yardıma çağırdığımda,

Aklım değerli bir ortak kazandı.

Bu ilişkiye bugün “yürek bilgeliği” diyorum.

Kendimizle ya da başkalarıyla tartışmaktan,

Çatışmaktan ve sorun yaşamaktan korkmamalıyız,

Çünkü yıldızlar bile bazen birbiriyle çarpışır,

Ve yeni dünyalar oluşur.

Bugün bunun “YAŞAMAK” olduğunu biliyorum!