Yeni Bir İlişki İçin Kendine Güven Tekrar Nasıl Kazanılır?

Bir ilişkinin bitimi, üzüntüyü ve karamsarlığı da beraberinde getirebilir. Fakat süreç doğru şekilde değerlendirilir ve deneyimlenirse biten ilişki, yeni ilişki için muazzam bir kılavuz da olabilir.

İlişkilerin başlangıç evresi oldukça güzeldir. Bu da hayallere kapılmaya ve beklentiler içine girmeye sebep olur. Özel bir kişinin varlığı, kişiye kendini özel hissettirir. Bu duruma ek olarak çift olmak, yalnız hissetmemek ve ortak bir paydada buluşmak oldukça heyecan vericidir. Fakat tüm ilişkiler masallardaki gibi sonsuza dek sürmez. Bu son cümle, bir ilişkiden yeni çıktıysan sana acımasızca gelmiş olabilir. Ancak unutmamak gerekir ki bir ilişkinin bitmesi bir daha ilişkin olmayacağı anlamına gelmez. Ayrıca uzun vadede çok daha büyük sorunları, mutsuzlukları ve tartışmaları bertaraf etmiş olma ihtimalini de içinde barındırır. Emin ol ki huzurunu ikinci plana itecek her tür olay, kişi ve durum sıkıntılı bir gelecekten daha fazlasını vadetmez.

Kabul etmek gerekir ki ayrılık sonrasında yaşanan süreç her iki taraf için de oldukça zordur. İlişkinin bitiminde, her ne kadar, “Umursamamak çok iyi olurdu. Ben neden böyle olamıyorum?” gibi düşünceler akla gelse de sağlıklı olan acısıyla tatlısıyla bu süreci bir bütün olarak yaşamak ve deneyimlemektir.

Hayattaki pek çok durumda olduğu gibi ilişkilerden arta kalan en kıymetli şeylerden biri deneyimdir. Ayrılık süreci; suçlu aramaktan ziyade olaya geniş bir perspektiften bakman, ilişkideki artı ve eksilerini tartman ve belki de en önemlisi bir ilişkiden beklentilerini netleştirmen için sana sunulmuş bir fırsattır.

Tüm bunlar ise hayatın çoğu alanında seni başarıya ulaştıracak olan öz güven kazanma açısından son derece önemli aşamalardır. Ayrılık sonrası kendine olan güvenini kaybetmemek ya da yeniden kazanmak, gelecekte yaşayacağın ilişkileri de olumlu şekilde etkiler.

Biten İlişki Sonrası Kendini Keşfetme Evresi

Biten ilişki sonrası kişiler, iyi sonuçlanan bir durumun kendisinden ve kötü bir neticenin de çoğunlukla başkasından kaynaklandığını düşünerek rahatlama eğilimindedir. Fakat bu bir anlamda kolaya kaçmaktır. Ayrılık sonrası yapacağın ve fark yaratacak en önemli davranışlardan bir tanesi kendini de kefenin bir ucuna koymaktır. Fakat burada dikkat etmen gereken şey bir suçlu aramak ya da kendini suçlamak için değil, kendini ve isteklerini daha iyi anlamak için bunu yapıyor olduğundur.

En basitinden en karmaşığına kadar; sevdiğin, sevmediğin (ya da kısmen sevdiğin) yahut nefret ettiğin şeyleri idrak etmeye çalış. Özellikle de bir ilişkiye dair! Biten ilişkinin sıkıntılı yanları nelerdi? İltimas gösterdiğin ya da idare ettiğin konular, olaylar ve durumlar var mıydı? Genel olarak ne tür jestler hoşuna gider? Hangi konulara hassasiyetle yaklaşılmasını istersin? Sen ne tür sürprizler yapmayı seversin ve sürprizlerine nasıl bir karşılık almak istersin? Bu soruların üzerinde düşünüp cevaplarını bulduğun taktirde gelecekteki ilişkinde hem kendini hem de eşini daha kolay bir şekilde mutlu edebilirsiniz.

Ayrılık sonrası süreç, ilişkini bütünüyle düşünebilmen için muazzam bir fırsat da sunar. Elini gözüne doğru yaklaştırdıkça görüş kabiliyetin azaldığı için parmaklarını net görmekte zorlanman gibi ilişkinle haşır neşir olduğun müddet boyunca da bazı durumları görememiş (ya da net görememiş), görmek istememiş veya gözden kaçırmış olabilirsin. Bu, son derece normal bir döngüdür ve olağandır. Geçmişi objektif değerlendirmen neticesinde ise duygu durumun konusunda artık daha mantıklı sonuçlara ulaşırsın.

Nihayetinde kendini daha iyi tanıdığın gerçeğini kabul etmen gerekir. Kişiyi daha bilge ve daha mutlu kılan deneyim de bu tür bir şey değil midir zaten?

Pozitif Düşünmek Oldukça Önemli

Şunu sürekli hatırla; iyi kararlar kötü deneyimlerden ve kötü deneyimler de kötü kararlardan ortaya çıkar. Gördüğün üzere biri olmadan öbürü olmaz ve garip gelse de kötü durum denilen şey, şayet kullanmasını ve ders çıkarmasını bilirsen uzun vadede yararınadır. İlişki sürecine dair bir diğer önemli detay da değiştirme ihtimalinin olmadığı şeyler üzerine kafa yormaman gerektiğidir. Kendine şu soruyu sor; yaşanıp biten olaylarla ilgili hayıflananlardan mı olmak istiyorum, yoksa geçmişi ardımda bırakıp daha mutlu olacağım bir geleceğe yelken açmak mı istiyorum?

“İnsan en çok kendine karşı acımasızdır.” sözü, bu noktada oldukça önemli. Objektif değerlendirme için yapılması gereken ise bardağa dolu tarafından bakmak. Öyle ki bu iyiyi görme hali sadece üzüldüğün zaman başvurduğun bir düşünce olarak kalmamalı ve hayat tarzın haline gelmelidir.

Yaşanan her şey daha aydınlık bir gelecek için gereklidir. Biten ilişki sonrası uzun süre mutsuz hissetmek, doğrusunu söylemek gerekirse mutluluğu ertelemeye sebep olabilir. Seni sen yapan ne ilişkin ne de bitmiş ilişkinin yasını tutmaktır.

Hayaller ve umutlar; huzurlu olmanın, sevmenin ve sevilmenin en önemli sebepleridir. Çünkü bazı şeyler sadece sen dahil olduğun için anlamlıdır. Benzer şekilde bazı zamanlar, senin varlığınız dolayısıyla güzel ve birtakım insanlar sen yanlarında olduğun için huzurlular. Bu, gelecekteki hayat arkadaşın açısından da geçerli. Sen iyi hissettikçe ona bir adım daha yaklaşmış olacaksın ve varlığın onun için tarifi imkânsız bir mutluluk kaynağı olacak. Amacının mutlu olmak olduğunu aklından çıkarma. Mutluluğu “mutsuzum” diyerek bulamazsınız.

Çevrende Olup Bitenin Farkına Var

Ne mi yapmalısın? Dışarıyı keşfedebilirsin mesela. Yeni insanlarla tanış, yeni sosyal çevrelere gir. Yahut yalnızlığı sevenlerdensen bir kafeye git ve kendine güzel bir yemek ısmarla. Sıcak bir kahve eşliğinde kitabını oku. Her zaman “yapmalıyım” diye düşündüğün ama bir türlü yapamadığın şeyleri hatırla ve onlara yönel. Konsere, tiyatroya, seminere ya da aklına neresi eserse oraya git. Yani anlayacağın, yapılacak çok şey var ve kişiliğinin bir parçası olmak için seni bekliyorlar. Hayat, biten ilişkinin arkasından uzun uzadıya üzülmeye pek de imkân bırakmıyor.

İlişki sonrası kendine dönük olma halin, neleri sevdiğini ya da nelerden hazzetmediğini anlaman konusunda daha bir farkındalık sahibi olmana da yardımcı olur. Bu sebeple, deneyimle ve nelerin sana göre, nelerin senden uzak olduğunu keşfet. Bu arada muhakkak spor yap ve sağlıklı beslen. İlişkide ol ya da olma, en çok dikkat edilmesi gereken fakat en fazla atlanan rutinler olmaları dolayısıyla bunların hatırlanması gerekiyor. Fiziksel ve zihinsel zindeliğin kendine verdiğin önemi yine kendine kanıtlamanın en basit ve kolay yoludur.

Daha İyilerine Layık Olduğun Gerçeğini Kabul Et

Sen ilerledikçe, bıraktığın yerde kalanlar seni geri çekme tehlikesini taşır. İlişkinin kazananı olmak demek, yola devam etmek demektir. Daha önce de ifade edildiği gibi, kendini daha iyi tanıman adına hareket halinde olman gerekir ve sen hızla ilerlerken yolun da haliyle daha iyileriyle kesişir. Yeter ki sen kendini durdurma ya da belli bir yere, anıya, kişiye ya da hayale sabitlenmiş kalma. Yeni bir ilişkiye başlamayı ve güzel bir yaşam sürmeyi ise çekincelerin, korkuların ya da endişelerin yüzünden erteleme.

Öykülerin sonunda karşımıza çıkan “ömür boyu mutlu mesut yaşadılar” sözü, “doğru kişi” için söylenir. Masallar, hayatını birlikte geçireceğin doğru kişinin karşına çıkacağını söyler ama ne zaman çıkacağını söylemez. Kimi zaman Kara Orman’da kaybolabilir, derin bir uykuya dalabilir, şatona hapsedilmiş hissedebilirsiniz. Yahut beyaz atınızın üzerinde biçare, kaybolan, uyuyan ya da hapsedilen doğru kişiyi de arıyor olabilirsin. Sen iyi hissettikten sonra her şey nihayetinde yoluna girecek. Beklemenin ve bekletmenin ne faydası var?