Yüzde Yaşı ve Yorgunluğu En Kolay Açığa Vuran Bölge Olan Göz Çevresinin Bakımı

“Gözlerim çöktü, morardı, ne yapsam bu şişlikler inmiyor.” dediğini duyar gibiyim. Üzülme, ben çözümü buldum. Özel göz bakımı sırlarımı seninle paylaşıyorum, kağıt kalemi hazırla, bir türlü deva bulamadığın göz çevresi bakımını kendi ellerimle yapacağım. Hazırsan başlıyorum!

Alışkanlıklarını Değiştirmekle Başla

Bakım önerilerine geçmeden alışkanlıkların önemini anlatacağım. Ne kadar bakım yaparsan yap, sen kendine iyi bakmazsan istediğin sonucu alamazsın. Bir kere o her sabah özenle yaptığım makyajı her gece aynı özenle çıkarmalısın. Temizleme sularını pamuğa sürüp hafif hareketlerle uygulamalısın.

Sigaradan uzak durmalı, yediğine, içtiğine dikkat etmelisin. Cilt için güzellik kaynağı E vitaminini vücuduna depolayarak, bol bol meyve, sebze tüketip öğünlerini düzenlemekle işe başla derim. Öyle bütün günü ekran karşısında geçirmek de yok. Televizyon, bilgisayar gibi göz yoran aktiviteleri yaparken gözlerin bozuksa gözlük takmayı ihmal etmemelisin. Değilse de ara vermeyi unutma lütfen. Bu ufacık değişiklikler bile fark yaratacaktır. En önemlisi de uyku düzeni. Gözlerini uykudan mahrum bırakmamalısın. Ben günde en az 7 saat uyuyorum. Sağlık için uykuya da bakım kadar özen göstermelisin. 

Yaşlanma Belirtisi Kabusu 

Göz kırışıklıkları her geçen gün artıyorsa acil çözüme ihtiyacın var demektir. Öncelikle hemen gidip bir güneş korumalı günlük göz kremi alıyorsun. Cildin çok beyazsa 30 SPF, daha koru renk tene sahipsen 20 SPF kullanabilir, kremi gün içinde 2 saatte bir tazeleyebilirsin. Sürekli makyaj yapanlardansan güneş korumalı göz altı kapatıcılarını denemelisin. Önce güneşten koruyarak sonrasında da cildine en uygun bulduğun markanın (dermatoloğuna veya eczacına da danışabilirsin) yaşlanma karşıtı bakım serisini alarak kırışıklıklara dur diyeceksin. Her gece yatmadan parmak uçlarına masaj yapar gibi temiz göz çevrene nemlendirici uygulamayı da ihmal etmemelisin. Mühim nokta şu, kremi çizgi gibi yaymamalı, tampon hareketlerle parmaklarını göz etrafında gezdirmelisin. Göz derimiz o kadar ince ki fazla bastırarak hareket edersen göz çevrenin daha çabuk kırışmasına neden olabilirsin. 

Sabahları da güzel bir göz nemlendiricisi ile makyaj öncesi cildini dinlendirmelisin. Cildin o kremi emmesinin ardından su bazlı makyaj ürünleri ile makyajını yapabilirsin. Yoğun pudra, yağlı ürünler  ve kalın kapatıcılar kullanmaktan da kaçınmalısın. Unutma; hava almayan cilt daha çabuk kırışır. Hem o bol bol sürdüğün pudralar, var olan kırışıklıklarının arasına girip çizgilerin de daha derin görünmesine neden olur. En sık yapılan hataların başında bol ürün kullanımı gelir. Ürünlerini azaltarak hem daha sağlıklı bir cilde sahip olabilir, hem de ekonomi yapabilirsin.

Göz Altı Morlukların Maskeler ile Geçmişte Kalacak 

“Göz altlarım ne yapsam da mor.” diyorsan büyük ihtimalle az su içiyorsundur. Günde 8 bardak su içmeye özen göstermelisin. Detoks özellikli su karışıkları da sana destek olabilir. Birkaç sap maydanoz, nane, birkaç dilim limon ve zencefil koyacağın bir buçuk litre suyu 1 gece dinlendirdikten sonra gün boyu içebilirsin. Toksinlerden arınan cilt daha parlak görüneceği gibi nem dengesini de koruyarak kırışıklıklara karşı direnç edinecektir. Ben ayda bir kür uyguluyorum, emin ol çok iyi hissettiriyor.

Kalıcı çözüm elde etsen de uykusuzluk veya stresten morluk sorunun zaman zaman tekrarlayabilir, gözlerindeki morlukları kapatmak için ise bilinenin aksine cilt tonundan bir ton açık kapatıcılar yerine bir ton koyu kapatıcı kullanmayı denemelisin. Unutma, açık renk yüzün bölgelerini öne çıkartmak için kullanılır. O yüzden elmacıklarımıza uzanan kemiğin üstüne aydınlatıcı sürüyoruz. Sen göz çevrene de beyaz sürünce hem morluğu kapatamıyor hem de gözlerini şiş gösteriyorsun. Göz kapatıcının rengini değiştirerek yaygın yapılan bir hatadan dönebilirsin. 

Bir de özel bir göz maskesi tarifim var. Bir çiğ patatesi güzelce rendeliyorsun, içine bir de salatalık koyup, suyunu süzüp, püreyi gözlerine koyuyorsun. Pürenin bulaşmasından endişeleniyorsan gazlı bez, fular gibi kumaşlardan yardım alabilirsin. Maskeyi zenginleştirmek için içine içtiğin yeşil çayın posasını da ekleyebilirsin. İki dakika kadar gözünde kalan bu karışımı haftada bir uyguladığında morlukların azaldığını rahatlıkla görebilirsin. 

 

Gözaltı Torbası İçin Soğuk Kompres

Özellikle günün ilk saatlerinde, uyku sonrası gözaltı torbası hepimizin sorunu… “Ben her sabah göz çevreme bir buz ile masaj yapıyorum” diyen çok. Elbette buz şişlikleri azaltıyor ancak daha pratik çözümler de mevcut. Ben her gece buzluğa iki tane tatlı kaşığı koyup donduruyorum, sabahları o kaşıkları gözlerime koyuyor ve buz etkisi yapıyorum. Hem buzun erime sorunu olmuyor, hem de kaşıklar göz çukuruna tam oturuyor.

Şişlikler inse de elbette gün içindeki yaşam tarzına göre geri gelebilirler. Bu sebeple sıvı tüketimine ve yaşam tarzına da dikkat etmelisin. Bol bitki çayı içmeyi, gözlerini gün içinde birer dakika bile olsa dinlendirmeyi de unutma. Ayrıca göz torbaları için satılan masaj aletlerinden, kafeinli göz ürünlerinden de yararlanabilir, onları da deneyebilirsin. Düzenli kullanımda etkisini göreceksin, emin olabilirsin. Kahve, kola, çay gibi kol kafeinli içecekleri de bir süre hayatından çıkartmalısın. İçecek ile alınan kafein göz çevresinde ödeme neden olur. Bol su ise ödemden kurtulmanın en kolay yoludur. 

Göz Kremi Nasıl Seçilir? 

Göz kremi seçimi konusunda da sana yardımcı olabilirim. Ben öncelikle alacağım kremlerin yaş grubuna bakıyorum. eğer 25 yaşını geçtiysen göz çevren için nemlendirici kullanmaya başlayabilirsin. 30 yaş, 40 yaş gibi farklı kademeler için farklı ürünler var.

Yaş grubuna uygun kremi bulduktan sonra içerik etiketini incelemelisin. İçeriğinde parfüm ve paraben bulunan ürünleri mecbur kalmadıkça kullanmamanı not düşüyorum. Cildine yarardan çok zarar verecek kimyasallardan uzak durmalısın. Su bazlı, yağsız, parfümsüz ve parabensiz kremler ve makyaj ürünleri seçerek makyaj çantanı yeniden düzenleyebilirsin. İnan bana bu özellikteki ürünler diğerlerinden çok pahalı değil. Sağlıklı, organik ve ekonomik markalar da var. Makyaj ürünlerinde The Balm hem ekonomik hem de parfümsüz parabensiz üretim yapıyor. Temizleyici ve nemlendiricilerde de cilt tipine uygun Bioderma ve La Roche ürünlerini tercih edebilirsin. Akne veya leke gibi cilt sorunların varsa, göz nemlendiricisi alırken dermatoloğuna danışmayı ihmal etmemelisin, eczacına da ideal ürünü sorarak yardım alabilirsin. 

Unutma, gözüne süreceğin ister makyaj malzemesi, ister temizleyici veya nemlendirici olsun, muhakkak bastırmadan ve hızla yaymadan sürmelisin. “Ben suya dayanıklı makyaj yapıyorum, bastırmadan çıkmıyor.” diyorsan çift fazlı makyaj temizleyicileri deneyebilirsin. Onlar tek harekette makyajı çözüyor. Göz çevrenş temizlerken yumuşacık bir pamuktan yardım alabilirsin. Makyaj yaparken de parmakların yerine sünger ve fırçaları kullanmalısın. Böylelikle hem ürünlerin kolay dağılmasını, homojen olmasını hem de az ürünle geniş alanda etki sağlayabilir, cildini yormayabilirsin.

Cildine kullandığım tüm fırçaları belli aralıklarla temizlemeyi de ihmal etmemelisin. Ben bebe şampuanı ile yıkadığım fırçaları antibakteriyel sıvı ile temizledikten sonra kurutarak yeniden kullanıma hazırlıyorum. Unutma, temiz bir cilt güzelliğin sırrıdır. Göz çevrenin bakımını ihmal etmediğin sürece sen de güzel bir cilde sahip olabilirsin. İstesen de uyuyamadığın, kahve içmek zorunda kaldığın final dönemi, proje teslimi veya iş seyahati durumlarında ise yoğun göz serumlarını çantana atarak bakımın bir üst aşamasına geçebilirsin. Emin ol cildin yaptığın bakımın karşılığını verecek, kısa sürede farkı gösterecektir. Şimdi kaz ayakları bizden korksun!