Zorlu Aile İçi İlişkiler İle Başa Çıkma Yolları

İster küçük ister büyük olsun her ailede eşler, kardeşler ve ebeveynler arasında anlaşmazlıklar, tartışmalar ve fikir ayrılıkları olur. Bu durumları çözümsüz sorunlar haline getirmek ya da  çözüm yolu aramak senin elinde. Yaklaşım şeklin, davranışların ve iletişim biçimin çözümsüz gibi duran birçok problemin üstesinden gelmeni sağlar. Hangi durumlarda nasıl yaklaşım göstermen ve nasıl davranman gerektiğini bilirsen çok daha huzurlu ve mutlu olabilirsin. Peki ama nasıl dediğini duyar gibiyim? İşte sadece yaklaşım biçimini değiştirerek sorunları çözüme kavuşturacak öneriler!

1- Ön Yargılardan Arın

Aile içinde yaşanan tartışmalarda en çok yapılan hatalardan biri, karşındaki kişinin ne düşündüğünü bildiğine emin olmaktır. Birbirinizi çok iyi tanıyor olsanız bile durumlar ve olaylar esnasında farklı düşünülebilir. Bu yüzden anlaşmazlık yaratan konuları konuşurken onun düşündüklerini eleştirmekten çok kendi düşüncelerini dile getirmelisin. Ona da kendi düşündüklerini söyleme hakkını tanımalısın.  Anlaşmazlık durumlarında çok katı düşünülse dahi karşılıklı iletişim ve doğru ifadelerle konuşulduğunda anlaşma sağlanabilir. Anlaşma sağlanamasa da birbirinizin düşüncelerine karşılıklı saygı gösterebilir ve en azından aynı düşünmediğiniz konusunda uzlaşabilirsiniz.


2- Anlayışlı Olmaya Özen Göster

Her ne kadar aynı fikri paylaşmasanız da karşındaki insanın sevdiğin bir insan olduğunu unutma. Bu yüzden farklı fikirler nedeniyle tartışmak yerine onun düşünce biçimini anlamaya çalış. Anlam veremediğin düşüncelerini dahi kabullenmek hem ona saygı duyduğunu gösterir hem de daha uyumlu bir ilişki kurmana yardımcı olur.

Tüm ilişkilerin temeli anlayış, saygı ve sevgiye dayanır. Sorunları negatif bir şekilde ele almak ve karşındaki kişinin kasıtlı olduğunu düşünmek sadece sorunların daha da büyümesini sağlar. Bu nedenle güven duygusunun gelişmesi ve daha sağlıklı tartışma ortamı için pozitif yaklaşmak gerekir.

3- İletişim Kur

Çoğu kişi ailesinin ve sevdiklerinin ne hissettiğini bildiğini sanır. Halbuki zamanla ve yaşanmışlıklarla insanın bazı özellikleri değişebilir. Aile içi iletişimde  daha sık ve daha net kelimelerle  duygularını ifade etmeli ve düşündüklerini dile getirmelisin.  Günlük konuşmalarında yapılanları ve olayları anlatırken neler hissettiğini de anlatman daha iyi iletişim kurman açısından gereklidir. Konuşmalarında yumuşak bir üslup kullanman daha net anlaşılman için de oldukça önemlidir. Sinirle ve sert bir tavırla konuştuğunda karşındaki kişiye kendini doğru bir şekilde ifade edemezsin.

4- Kıyaslamaya Girme

Her insan birbirinden farklı bir karaktere sahiptir. Her kişinin karakter özellikleri kişiye özeldir. Anlaşmazlıklar veya tartışmalar esnasında kıyaslama yapmak karşınızdaki kişi her kim olursa olsun zedeleyicidir. Kendinle ya da başkalarıyla tartıştığın kişiyi kıyaslamak karşınızdaki kişiye haksızlıktır. Olduğu gibi kabul edemediğin ve sürekli eleştirel yaklaştığın biriyle ilişki sürekli problem haline dönüşür ve bir süre sonra içinden çıkılması güç bir sorun haline gelir. Onun kendine ait düşüncelerini doğru bulmasanız dahi onun bir başkası gibi düşünmesi ve davranmasını beklememelisin. Eşlerin birbirlerini annesi ve babasıyla kıyaslaması, çocuklarını bir başkasının çocuğuyla ya da kardeşiyle, başka anne babalarla kendi anne babasıyla kıyaslaması tartışılan konunun kişisel bir durum olduğunu düşünmesine neden olur.

5- Sinirliyken Konuşma

Tartışma esnasında ya da olumsuz durumlarda  özellikle de sinirliyken sakinleşene kadar konuşmamak gerekir. Sinir ve gerginlikle yapılan konuşmalar gerçeği yansıtmayacağı gibi aşırı derecede kırıcı olabilir. Eğer böyle bir anda çok gergin ve sinirli olduğunu hissediyorsan biraz hava almak ya da yürümek iyi gelir. Tartışma  konusunu sakinleştikten  sonra ve etraflıca düşündükten sonra tartışmanız daha sağlıklı bir yaklaşım olur.  Eğer çabuk yükselen  bir yapınız varsa ve bunu kontrol etmekte zorlanıyor iseniz, bu konuyla ilgili de uzmanlarından yardım almak sorunlarla başa çıkabilmeniz açısından da önemlidir.

6- Sevdiklerine Daha Çok Vakit Ayır

İş, okul, yorgunluk gibi birçok gündelik nedenler, aile bireylerinin paylaşımlarının azalmasına neden olur. Bir arada keyifli vakit geçirmeyen ailelerde kırılma noktaları daha kolay oluşur. Çocuğunla, eşinle ya da aile büyüklerinle sadece bir arada olmak, sohbet etmek yani en önemlisi birbirinize vakit ayırmak güven duygusunun artmasını sağlar. Birbirlerine güven duyan ve inanan bireyler sorunlarda birbirlerini taraf olarak görmezler. Uzlaşmacı ve yapıcı yaklaşımlar birbirleriyle daha sık vakit geçiren ailelerde daha fazla görülür. Sevdiklerinle geçireceğin zamanlar birbirinizi daha iyi tanımanızı ve empati kurabilmenizi sağlar. Bu nedenle sevdiklerinle bir sorun yaşamadan önce ya da sorun olmaksızın dertleşmek ve duygularına önem verdiğini hissettirmek aradaki bağı güçlendirir. Özetle; aile içinde her bireyin duygularına, düşüncelerine, ihtiyaçlarına saygı duymalı ve ilgi göstermelisin. Hayatındaki kişilerle aynı fikirleri paylaşmasan dahi her koşulda onların yanında olacağını hissettirmelisin.

7- İnatlaşma

İnat ve hırs karşısındaki kişiden çok kişinin kendisine zarar verir. Özellikle anlaşmazlık olan konularda sırf karşı tarafın aksine gitmek için yapılan davranışlar kişinin öz saygısını da zedeleyici niteliktedir. İnatlaşmak konuları tek taraflı görmeni ve zıt olan her şeye karşı daha da fazla hırs yapmanı sağlar. Bu durum bir inatlaşmadan çok ispat etmeye, karşı tarafı yenme güdüsüne kadar gidebilir. Böyle durumlarda sorunları çözmek daha da zorlaşır. İnat ve hırs yapmak sorunları çözmez aksine aile bireylerinin arasının daha da çok açılmasına neden olur. Bir duruma sürekli zıt yaklaşmak, o konuda haklı dahi olsan pozitif bir yaklaşım biçimi değildir. Ailene, sevdiklerine ne kadar dostane yaklaşırsan onların da sana güvenmesi, anlaması ve anlayış göstermesi aynı derecede kolaylaşır

8- İyi Bir İletişim İçin Dinle

Karşındaki insanı ya da aile bireyini can kulağıyla dinlemek hem o kişiye verdiğin önemi hem de kendine duyduğun saygıyı gösterir. Karşındaki insanı ne kadar dinlersen onu ve düşüncelerini de o kadar iyi anlamış olursun. Fikirlerini ve görüşlerini dinlediğin kişilere kendi düşüncelerini de daha doğru bir ifadeyle aktarabilirsin. Konuşmanın sonunda aynı fikirde olmasanız bile birbirinizin düşünceleri hakkında bilgi sahibi olur ve birbirinize saygı duymanız gerektiği konusunda uzlaşabilirsiniz. Birbirini dinlemeyen bireyler bir süre sonra sadece kendi fikirlerinin doğru olduğuna inanmaya başlar ve bu durum ileride kendi hatalı davranışlarını fark etmelerini de engeller. Eleştirme, söz kesme, üste çıkma, yorumda bulunma, karşınızdaki kişinin sözü bitmeden savunmaya geçme iyi bir dinleyici olmadığının göstergesidir.

9-  Konuşma ve Beden Dili Önemlidir

Konuşma şekli ve beden dili  karşı tarafa hissedilen duygunun aktarma şeklidir.  Emir kipiyle, iğneleyici, alaycı ve umursamaz bir üslupla konuşmak karşındaki insanı önemsemediğin anlamına gelir. Kendisini değersiz hissettirdiğin biriyle asla uyum sağlayamazsın.

Aile içi tartışmalarda bir tarafın diğer tarafa ne yapması gerektiğini söylemesi karşı tarafta onu sıfırladığı ve saygı duymadığı anlamına gelir. Sorgulamak, yargılamak, suçlamak özellikle problemli durumlarda karşınızdaki kişide güvensizlik duygusu yaratır. Sarılmak gibi dokusal hareketler güven duygusunun gelişmesi için de önemlidir. Sevdiğin insanlara surat asmak, fevri hareket etmek ve o yokmuş gibi davranmak ona değer vermediğin izlenimini verir. Aile içi konuşmalarda kırıcı olmamaya özen göstermeli, daha çok dinlemeli ve herkesin mutlu olacağı, ortak bir paydada buluşulmaya çalışılmalıdır.